Yaşadığımız yüzyılda yüksek bir üstel büyümenin patlayıcı gücü ile çok daha süratli bir değişim hızı ile karşılaşılacağı öngörülüyor. Yani yaşamımızda değişim ve belirsizliklerin çok daha artacağı bir döneme giriyoruz.
Küreselleşme olgusu, teknoloji, ulaşım, iletişim alanlarında ileri düzeyde gelişmeler, gelecekteki değişimleri hem zaman hem de sonuçlar/çıktılar itibarı ile daha belirsiz kılmaktadır. Bu süratli değişimlere karşı toplumsal davranışlar da, gerek zamanlama gerekse eğilimleri açısından çok farklı olabilmektedir.
Başka bir deyişle geleceğin nasıl şekilleneceği ve biçimleneceği hakkında kuşkular artmakta, ileriye yönelik davranışlar da kararlaştırılamamaktadır.
İşletme ve yönetim alanında rasyonel ve kural koyucu stratejik düşünce okullarının önerdiği SWOT analizleri, Performans güçleri, BDG portföy matriksleri, PIMS analizleri, ve benzer yöntemlerinden yararlanarak durgun, dengeli ve eğilim yönü belli olan geleceğe yönelik tahminler yapılabilinmektedir. Bu yöntemler genellikle belirli bir döneme yönelik çalışmalarda halen geçerliliğini sürdürmektedir.
Ancak daha uzun dönemli, eğilim yönü belli olmayan çalkantılı çevrelerde, başka bir deyişle, çok yüksek belirsizlik ortamlarında rasyonel tahmin yöntemlerinin yetersiz kaldığı, hatta yarar sağlamadığı da görülmektedir.

I.Ansof’un çevre analizi çalışmasında beşinci düzeyde son derecede karmaşık, beklenmedik sonuçlar üreten çevre; Emery ve Trist çalışmasında çok hızlı değişen çalkantılı çevre; Courtney, Kirkland ve Vigueri çalışmasında Gerçek Belirsizlik (True Ambiguity), olarak tanımlanan yüksek belirsizlik ortamı karmaşık, çalkantılı, öngörü yapılamayan bir ortamı tanımlamaktadır. Böyle özellikler gösteren bir ortamda çevresel unsurların ve olguların karmaşıklığı, çok yönlülüğü ve beklenmedik, sayısız durumlarla karşılaşılması olasılığı yüksektir.
Bu yazımızda iş yaşamında kurumlar nezdinde gelecek ile ilgili stratejik yönlendirme çalışmalar gerçekleştiren uygulayıcı meslektaşlarımın ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir konuda açıklamalar yer almaktadır. Yüksek belirsizlik ortamlarında yararlı bir tahmin yöntemi olan ‘Gelecek Senaryosu’ nedir, nasıl hazırlanır, aşamaları nelerdir?..
………………………………………………………..
Yüksek belirsizlik ortamlarının değişen, dengesiz düzenlerini birey ve kurumlar pasif veya aktif yöntemlerle analiz etmeye ve yönetmeye çalışmaktadırlar.
Pasif yöntemde gelecek tahmin edilmemekte, ancak unsurlar ve olgular ortaya çıktığında bunlara karşı uygun davranışlar geliştirilmektedir. Olaylar geliştikçe, kurumlar değişim ve düzenin aynı veya benzer eğilimlerle devam edeceğini ümit ederek, küçük değişimleri pek fazla da önemsemeden karşılaştıkları durumlara uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar.

Aktif yöntemde ise dinamik yetkinlik sahibi işletmelerde Eğilim Etki Analizi(Trend Impact Analysis), Dinamik Sistem Analizi, Simulasyonlar, Çapraz Etki Analizi (Cross Impact Analysis) gibi sayısal tahmin ve modelleme yöntemleri; ayrıca Gelecek çarkları, Bilimkurgu, Gelecek Senaryosu yöntemlerini içeren ve sistematik bir yargılama ile gerçekleştirilen sözel öykülendirme çalışmaları ile, gelecek öngörüleri olgular ortaya çıkmadan belirlenmeye çalışılmaktadır.
Geleceğin yüksek belirsizlik ortamında, bilinmeyenleri tahmin etmek, öğrenmeye çalışmak, başka bir deyişle ‘…gelecekte ne’ler olabileceği ve ne’lerle karşılaşabileceğimizi…’ öngörebilme konusunda olumlu/olumsuz farklı alternatifler sunan Gelecek Senaryosu yaratıcı, özgün yargısal bir sistematik içinde gerçekleştirilen sözel bir öyküleme yöntemidir.
Gelecek Senaryosu-Genel Açıklama
Gelecek senaryosu tekniği, genellikle sözel bir sistematik dahilinde varılan yargılarla geleceği resimleme ve planlama çalışmaları arasında yer almaktadır. Bu özellikleri ile ‘Acil durum planlaması, Duyarlılık analizi ve Bilgisayar similasyonu’ yöntemlerinden farklı sözel bir yöntemdir.
Alanda ilk çalışmalar, ABD’de RAND şirketinde askeri amaçlı olarak yeni nesil silah teknolojileri ve stratejilerini belirlemek ve uyarlamak maksadı ile Herman Kahn (1922-83) tarafından başlatılmıştır.
Daha sonraları başta Pierre Wack (1922-97) yönetimindeki Royal Dutch Shell şirketi olmak üzere önde gelen küresel firmalar tarafından iş yaşamında krizlere hazırlık amacı ile benimsenen senaryo çalışmaları, ‘İçgüdüsel Mantık, Eğilim-Etki Analizi ve Çapraz Etki Analizi’ gibi yeni tekniklerin ilavesi ile daha da geliştirilmiştir. Bu yöntemde gelecekte oluşabilecek belirsiz alternatif çevreler analiz edilebilmekte, seçenekler belirlenebilmekte, kararların alınabilmesi için geleceğin olası bir resmi şekillendirilebilmektedir.

Başka bir deyişle, gelecek senaryosu analitik tahmin yöntemleri ötesinde iç tutarlılığa sahip bir bakış açısı ile biçimlendirilen bir ‘gelecek fotoğrafıdır.’
Gelecek Senaryoları salt bir tahmin ya da öngörü olmayıp, geleceği ‘doğru’ olarak görmek ve resmetmek iddiası da taşımazlar. Daha da ötesi mevcut düşünce paradigmalarına meydan okuyarak ve göz ardı edilebilecek bazı unsurlara dikkat çekmek amacı ile farklı ve beklenmedik olağan dışı öyküler ve olgular dizisi ortaya koymayı hedeflerler.
Bu bağlamda etkili senaryo planlama çalışmaları tüm stratejik yönetim okullarını ve bakış açılarını kabul etmekte, onlardan yararlanmakta, ama gelecekteki tek bir resmi tanımlamaktan ziyade, pek çok olası durumu çoklu görünümleri ile ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Başka bir deyişle, geleneksel ve rasyonel stratejik planlama yöntemlerinin temel bakış açısı olan durgun, dengeli ve doğrusal yönelimli önceden belirlenmiş temel(jenerik) stratejiler oluşturma çabalarının ötesinde, akıl dışı paradigmalarla düşünülmeyenleri gözönüne getirmeyi ve bunlarla anlamlı ve tutarlı öyküler kurgulayarak beklenmedik geleceklerin olasılığı konusunda işletmeleri uyarma görevini üstlenmektedirler.
Hayal ve Öngörü Yaklaşımı
Etkili gelecek senaryoları hayal ve öngörü seçenekleri temelinde 3 tür yaklaşımla hazırlanmaktadır:
Sezgisel Mantık (Intuitive Logic) Yaklaşımı, gelecekle ilgili önemli belirsizliklerin mantıksal bir süreç içinde eğilimler ve veriler ışığı altında, ama bilinen herhangibir analitik yöntemden yararlanmadan, sezgilere dayalı olarak tasarlanmasıdır. Bu senaryo yöntemi basit, esnek ve yaratıcı olmasına rağmen metedolojik formasyonu bulunmadığından aşırı sübjektif görülmekte ve eleştirilmektedir.
Kombinasyon Yaklaşımı gelecekle ilgili tüm belirsizlik kombinasyonlarının dikkate alındığı ve içlerinden sadece yüksek düzeyde tutarlılık gösterenlerin seçildiği senaryo tasarlama yaklaşımıdır.
Morfolojik Yaklaşım, gelecekle ilgili belirsizlik kombinasyonlarında gerçekleşebilmesi mümkün olamayacak anomalilerin(normal dışı) elimine edilerek senaryoların hazırlanmasıdır.
Yöntem
Halihazır durumları hayâllerle pekiştirerek gelecek ile ilgili düşüncelere dönüştürme süreci olarak da tanımlayabileceğimiz gelecek senaryosunda temel amaç, gelecekte nelerin olabileceğini zihinsel işlem ve aşamalarla ortaya koymaktır.
Gelecek senaryosu çalışmalarında aşağıdaki temel unsurların dikkate alınması, sürecin arzulanan sonuçlara ulaşmasını kolaylaştırmaktadır:
Paradigma, her senaryo çalışmasında üzerinde çalışılacak sorunsalı/durumu genel olarak tanımlayan bakış açısı için kullanılan terimdir.
Temel Eğilimler, halihazır çevrede politik, sosyokültürel, ekonomik, teknolojik, demografik alanda gerçekleşen yönelimler ve değişimler temel eğilim olarak tanımlanır.
Temel Dinamikler, temel eğilimlerin bir araya gelerek oluşturduğu ve incelenen süreci belirli bir noktaya sürükleme gücüne sahip olduğu görülen unsurları açıklamak için kullanılan kavramdır.
Önceden Belirlenmiş Unsurlar, olmuş veya olacağı kesin görülen, ancak sonuçları henüz ortaya çıkmamış olaylardır. Bu unsurların eğilimlerden farkı, çalışmalarda yer verilmelerine rağmen sonuçları doğrudan etkileyecek bir nedensellik bağına sahip olmamalarıdır.

Temel Belirsizlikler, senaryoda dikkat çekmeyen veya sonuçları belli olmayan, ama senaryonun kurulması açısından önemli olaylardır. Senaryoyu kurgulayanlar en beklenmedik sonucu üretebilecek belirsiz olayları da ortaya çıkarmak zorundadır. Temel belirsizlikler ‘öngörülebilen/bilinen belirsizlikler’ olabileceği gibi ‘öngörülemeyen/bilinmeyen belirsizlikler’ de olabilir.
Joker’ler(Wild Cards), gelecek senaryolarında gerçekleşme olasılığı çok düşük, ancak gerçekleştiği zaman da ortaya çok farklı ve etkili sonuçlar çıkaran, stratejik sürprizlere açık temel bilinmeyenleri ifade etmek için kullanılmaktadır.
Senaryo Akışı, gelecekte olabilecekler hakkında paradigmanın belirlenerek temel eğilimlerin sıralanması ve bunların hangi dinamikleri oluşturduklarının tespit edilerek ardışık olarak öykülendirilmesi sürecidir.
Aşamalar
Gelecek senaryosu kurgulanırken bilişsel süreçte; (a) Bildiğimize inandığımız ve bilebileceğimiz bilgiler ile, (b) Belirsiz veya bilinmesi mümkün olmayan durumların,yer aldığı iki farklı zihinsel alan yaratılması uygun olmaktadır.
Bildiğimize inandığımız şeyler büyük bir çoğunlukla geçmiş ve bugün ile ilgilidir. Ayrıca gelecek ile ilgili olarak da demografik ve teknolojik eğilimler, gelişmeler gibi bazı hususların bilgimiz dahilinde olduğunu kabul ederiz.
Bilmediğimiz bilgiler ise çoğunlukla gelecekle ilgili, belirleyemediğimiz olası sonuçlardır.
Süreçte bilinenler ile bilinmeyenlerin iç tutarlılığa sahip bir şekilde bir araya getirilerek alternatif geleceklerin aşamalarla oluşturulması esastır.
Aşamalar çeşitli uzmanlarca basit veya geniş içeriklerle, farklı yaklaşımlar, bakış açıları ve amaçlara yönelik olarak tanımlanmaktadır. Bu konuda genel kabul görmüş bir standart bulunmamaktadır.
Aşağıda alan uzmanlarından Paul J. H. Schoemaker (1949) ve diğer önde gelen çalışmalardaki görüşlerden yola çıkılarak oluşturulmuş bir örnek aşama yer almaktadır.
Doğal olarak bu aşamalar senaryo planlama çalışmasının amacına göre daha basit ve kapsamlı içeriklerle daraltılarak veya genişletilerek yeniden düzenlenebilir, oluşturulabilir.
Birinci Aşama- Kapsamın Tanımlanması: Bir gelecek senaryosunun kurulması için öncelikle yapılması gereken şey gelecek senaryosunun konusunun, sorunsalın ve kapsayacağı zaman diliminin tespit edilmesidir. Ayrıca geçmiş olaylar incelenerek gelecekteki beklenen değişim kabaca tahmin edilmelidir. Senaryo çalışmasından ne bekleniyorsa kapsam buna göre sınırları açıkça belirlenerek oluşturulmalıdır.
Bu tanımlama aşamasında geleceğin resmini belirleme konusunda senaryo tekniğinden daha uygun yöntemler olup olmadığı da ortaya çıkabilecek ve gerekirse yöntem değişikliğine gidilebilecektir.
İkinci Aşama-Temel Aktörlerin (Kilit Paydaşlar) Belirlenmesi: Gelecek senaryosunun oluşturulmasının ikinci aşamasında yapılması gereken; temel aktörlerin, kilit paydaşların belirlenmesidir. Gelecek zaman diliminde senaryosu kurulan konunun temel aktörleri, bu aktörlerin değişik şartlar altında değişik çıkarları, beklentileri ve aralarındaki ilişkilerin nasıl gelişebileceği; her bir aktörün oynayabileceği roller, geçmiş yıllarda rollerin nasıl değiştiği ve değişebileceği bu aşamada incelenecek unsurlardır.

Üçüncü Aşama-Temel Eğilimlerin/Dinamiklerin Belirlenmesi: Üçüncü aşamada belirlenen zaman dilimi ve kapsam içinde, konu veya sorunsalı etkileyecek olan politik, ekonomik, kültürel, hukuki, teknolojik ve benzeri diğer temel eğilimlerin önceki aşamalarla bağlantılı olarak analizi yapılır. Burada göz önünde tutulması gereken husus, temel eğilimlerin bazılarının alternatif senaryo oluşumlarında farklı yönlü olması gereğidir. Tüm temel eğilimler her yönleri ile benzer olursa farklı senaryo oluşumlarından bahsetmek mümkün olmaz.
Senaryo çalışmalarında, farklı anlama sahip kavramlar olsalar da, temel eğilimler ile dinamiklerin, genellikle tek bir aşamada ele alınarak analizi tercih edilmektedir. Ancak bu iki unsurun tercihe bağlı olarak farklı aşamalarla ayrı ayrı belirlenebileceği hususunu da ifade etmek isteriz.
Dördüncü Aşama-Temel Belirsizliklerin Belirlenmesi: Bu aşamada belirlenmesi gereken; zaman dilimi ve kapsam dahilinde üzerinde çalışılan konuyu veya sorunsalı etkileyecek temel belirsizliklerin neler olduğu ve hangi sonuçlarda nasıl bir etki yaratacaklarının ortaya konulmasıdır . Öngörülemeyen en belirsiz unsurları içeren politik, yasal, sosyokültürel, ekonomik, sektörel güçlerin incelenmesi en çalkantılı alanları ortaya çıkaracaktır. Ayrıca öngörülemeyen belirsizliklerin, öngörülebilen/bilinen belirsizlikler ile arasındaki etkileşimler de dikkatle incelenmelidir.
Beşinci Aşama- Gelecek Senaryolarının Genel Çerçevesinin Oluşturulması: Temel eğilimlerin, temel dinamiklerin ve temel belirsizliklerin ortaya çıkması ile birlikte gelecek senaryolarının genel çerçeveleri oluşturulur, ve olumlu ve olumsuz senaryolar olarak kurgulanabilir. Örneğin tüm olumlu öğeler bir senaryoda, tüm olumsuz öğeler başka bir senaryoda kurgulanarak geleceğin aşırı/farklı uç’taki ortamları şekillendirilebilir. Bir başka seçenek, en önemli iki veya daha fazla belirsizliğin seçilerek gelecek senaryolarının bu belirsizlikler üzerine kurulmasıdır.
Altıncı Aşama-Senaryonun İç Tutarlılığının ve Akla Yatkınlığının Kontrol Edilmesi: Bilimsel verilere dayalı bir gelecek resmini, gelecek senaryosu içinde ele almak ve kurgulamak ancak süreç aşamalarındaki gelişmelerin iç tutarlılığı ve akla yatkınlığının sürekli olarak denetlenmesi ile mümkündür.
Bir senaryonun iç tutarlılığı basit ve kapsamlı yöntemlerle test edilebilir. Örneğin basit yöntemde üç ölçüt yardımı ile iç tutarlılık ortaya çıkabilir; (a) İlk tutarlılık ölçütü seçilen eğilimlerin zaman dilimi itibarı ile diğer eğilimler ile uyumunun olup olmadığıdır. Uyumun söz konusu olmadığı durumlarda bu tür eğilimlerin senaryodan çıkarılması gerekir. (b) İç tutarlılık için ikinci göz önünde tutulması gereken husus, birarada bulunması mümkün olmayan unsurların belirlenmesi ve birisinin senaryodan çıkarılmasıdır. (c) Üçüncü iç tutarlılık ölçütü ise temel aktörlerin doğru konumlandırılıp konumlandırılmadığı ile ilgilidir.
Yedinci Aşama-Öğrenme Senaryosu Geliştirilmesi: Gelecek senaryoları kurgulanıp, iç tutarlılık ve akla yatkınlığı test edildikten sonra, geliştirilme ve zenginleştirilme aşamasına geçilir. Bu bağlamda çeşitli alternatifler arasında geleceği daha bilinçli kurgulamak için öğrenme senaryoları geliştirilir. Aşamada önemli olan stratejik öneme sahip konuların muhtemel sonuçları ve eğilimleri ile geliştirilmiş senaryolar olarak kurgulanmasıdır. Çalışma sürecinde alternatif senaryolara içeriklerini özetleyebilen akılda kalıcı çarpıcı bir isim de verilebilir.
Sekizinci Aşama-Araştırılacak Hususların Belirlenmesi: Bu aşamada yapılması gereken çerçevesi oluşmuş ve olgunlaşmış bir senaryonun aktörlerinin mümkün ise geçmişteki davranışlarından yola çıkılarak, olası davranış biçimleri üzerinde düşünmek, tartışmak ve araştırmaktır. Önerilen araştırmalar yapıldıktan sonra kurgulanan senaryoların iç tutarlılık ve akla yatkınlığı tekrar gözden geçirilmelidir.
Dokuzuncu Aşama- Sayısal Modellerin Geliştirilmesi: Bu son aşama gelecek senaryolarının sayısal modellere dayalı olarak incelendiği bir aşamadır. Kurgulanmış gelecek senaryoların sayısal modellerle incelenmesi mümkün olabilirse bu takdirde sistematik açılımlarla “…şu olur ise, bu sonuç çıkar…” şeklinde yargılarla iç tutarlılık ve akla yatkınlık daha da pekiştirilebilir.
Yukarıda örnek olarak oluşturulan dokuz aşama daha basit ve kapsamlı içeriklerle daraltılarak veya genişletilerek farklı sayıda aşamalarla gelecek senaryosu yazım süreci gerçekleştirilebilir.
Gelecek senaryosu yazım süreci aşamaları bireysel ve/veya grup çalışmaları ile yürütülmektedir. Beyin Fırtınası, Gordon Tekniği, Nominal Grup Tekniği, Delphi tekniği ve benzeri grup çalışmalarında hiçbir kısıtlama ve sınırlama olmadan ortaya atılan olumlu/olumsuz fikir ve görüşler tartışılarak çıktı/sonuçlar belirlenmektedir.
………………………………………………….
Bir konuyu vurgulayarak bitirmek isterim…
Gelecek senaryosu farklı öngörü ve vizyonlara dayalı hayal ürünü çalışma olsa da, gelecekte ne’ler olabileceğini öngörebilme konusunda duyu aldatmacası, veya yazı tura örneği ‘kör tahmin’ ile kolay çözümler önerme amacına yönelik bir uygulama değildir…
…Gelecekteki yüksek belirsizlik ortamlarında, bilinmeyenleri tahmin etme ve öğrenmeye çalışma maksatlı, bilimsel temelli yargısal sistematik içinde farklı alternatifler sunarak gerçekleştirilen sözel bir öyküleme yöntemidir; ama hiçbir zaman ‘doğru’ ları göstermek iddiası da taşımaz…
Küresel yaşamımızda değişim ve belirsizliklerin çok daha artacağı bir dönemde çalışmalarını bilim rehberliğinde yürütecek genç meslektaşlarıma kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
……………………………………………..
NOT: Konuya ilgi duyan meslektaşlarımız için aşağıdaki videoda alan uzmanlarından Paul J. H. Schoemaker’ın ‘Senaryo Planlaması’ile ilgili açıklamaları bulunmaktadır.
İngilizce videoda Türkçe altyazı tercihi için; cc-ayarlar(çark)-subtitles-autotranslate-Turkish