Yeni Makaleler

İşletme Yönetim ve Denetiminde Performans Göstergeleri

Bugün  iş yaşamında kurumlar nezdinde çalışmalar gerçekleştiren  meslektaşlarımın  ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir konuda açıklamalara yer vermeyi  düşünüyorum; ‘işletme Yönetimi ve Denetiminde Performans Göstergeleri.’ Alan uzmanı

İşletme Yönetiminde Yetki ve Sorumluluk

İşletme yapılandırma aşamasında bütünleşme sürecindeki en etkili kontrol ve koordinasyon mekanizmalarından birisi  emir-komuta düzeni  ve  ilişkileri ile ilgilidir.  Dikey hiyerarşide emir-komuta ilişkileri, temelini kendilerine tanınan

Liderin Doğrusu… Kendi Yolu

Liderlikle ilgili çok sık olarak rastlanılan bir ifade ‘Liderlerin doğru iş’i, yaptıkları; yöneticilerin ise iş’i, doğru yaptıkları’ şeklinde yapılmış olan tanımlamadır. Bu ifade aynı zamanda

Yüksek Belirsizlik Ortamlarında Yararlı Bir Tahmin Yöntemi: Gelecek Senaryosu

Yaşadığımız yüzyılda  yüksek bir üstel büyümenin patlayıcı gücü ile çok daha süratli bir değişim hızı ile karşılaşılacağı  öngörülüyor. Yani yaşamımızda değişim ve belirsizliklerin  çok daha artacağı bir döneme giriyoruz.

Küreselleşme olgusu, teknoloji, ulaşım, iletişim  alanlarında ileri düzeyde gelişmeler, gelecekteki değişimleri hem zaman hem de sonuçlar/çıktılar itibarı ile daha belirsiz kılmaktadır. Bu süratli değişimlere karşı toplumsal davranışlar da, gerek zamanlama gerekse eğilimleri açısından çok farklı olabilmektedir.

Başka bir deyişle  geleceğin nasıl şekilleneceği ve biçimleneceği hakkında kuşkular artmakta, ileriye yönelik davranışlar da kararlaştırılamamaktadır.

İşletme ve yönetim alanında rasyonel  ve  kural koyucu stratejik düşünce  okullarının önerdiği SWOT analizleri, Performans güçleri, BDG portföy matriksleri, PIMS analizleri, ve benzer yöntemlerinden yararlanarak   durgun, dengeli ve eğilim yönü belli olan  geleceğe  yönelik tahminler yapılabilinmektedir. Bu yöntemler genellikle belirli bir döneme yönelik çalışmalarda halen  geçerliliğini sürdürmektedir.

Ancak daha uzun dönemli, eğilim yönü belli olmayan çalkantılı çevrelerde, başka bir deyişle,  çok yüksek belirsizlik ortamlarında rasyonel  tahmin yöntemlerinin yetersiz kaldığı, hatta yarar sağlamadığı da görülmektedir.

I.Ansof’un çevre analizi çalışmasında beşinci düzeyde  son derecede karmaşık, beklenmedik sonuçlar üreten çevre; Emery ve Trist çalışmasında çok hızlı değişen çalkantılı çevre; Courtney, Kirkland ve Vigueri çalışmasında Gerçek Belirsizlik (True Ambiguity), olarak tanımlanan yüksek belirsizlik ortamı karmaşık,  çalkantılı, öngörü yapılamayan  bir ortamı tanımlamaktadır.  Böyle özellikler gösteren bir  ortamda çevresel unsurların ve olguların karmaşıklığı, çok yönlülüğü ve beklenmedik, sayısız durumlarla karşılaşılması olasılığı yüksektir.

Bu yazımızda  iş yaşamında kurumlar nezdinde gelecek ile ilgili stratejik yönlendirme çalışmalar gerçekleştiren  uygulayıcı meslektaşlarımın  ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir konuda açıklamalar yer almaktadır. Yüksek belirsizlik ortamlarında yararlı bir tahmin yöntemi olan  ‘Gelecek Senaryosu’ nedir, nasıl hazırlanır, aşamaları nelerdir?..

………………………………………………………..

Yüksek belirsizlik ortamlarının  değişen, dengesiz  düzenlerini birey ve kurumlar  pasif veya aktif yöntemlerle analiz etmeye ve yönetmeye çalışmaktadırlar.

Pasif yöntemde gelecek tahmin edilmemekte, ancak unsurlar ve olgular ortaya çıktığında bunlara karşı uygun davranışlar geliştirilmektedir. Olaylar geliştikçe, kurumlar değişim ve düzenin aynı veya benzer eğilimlerle devam edeceğini ümit ederek,  küçük değişimleri pek fazla da önemsemeden karşılaştıkları durumlara uyum sağlayarak  yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar.

Aktif yöntemde ise dinamik yetkinlik sahibi işletmelerde Eğilim Etki Analizi(Trend Impact Analysis),  Dinamik Sistem Analizi, Simulasyonlar, Çapraz Etki Analizi (Cross Impact Analysis) gibi sayısal tahmin ve modelleme yöntemleri; ayrıca  Gelecek çarkları, Bilimkurgu, Gelecek Senaryosu yöntemlerini içeren ve   sistematik bir yargılama ile  gerçekleştirilen  sözel öykülendirme  çalışmaları ile, gelecek öngörüleri olgular ortaya çıkmadan  belirlenmeye çalışılmaktadır.  

Geleceğin yüksek belirsizlik ortamında, bilinmeyenleri tahmin etmek, öğrenmeye çalışmak, başka bir deyişle ‘…gelecekte ne’ler olabileceği ve ne’lerle karşılaşabileceğimizi…’ öngörebilme  konusunda  olumlu/olumsuz farklı alternatifler sunan Gelecek Senaryosu yaratıcı, özgün yargısal bir sistematik içinde gerçekleştirilen  sözel bir öyküleme yöntemidir.

Gelecek Senaryosu-Genel Açıklama

Gelecek senaryosu tekniği,  genellikle  sözel bir sistematik dahilinde  varılan  yargılarla geleceği  resimleme ve planlama çalışmaları arasında yer almaktadır. Bu özellikleri ile ‘Acil durum planlaması, Duyarlılık analizi ve Bilgisayar similasyonu’ yöntemlerinden farklı sözel bir yöntemdir.

Alanda ilk çalışmalar,  ABD’de RAND şirketinde askeri amaçlı olarak yeni nesil silah teknolojileri ve stratejilerini belirlemek ve uyarlamak  maksadı ile  Herman Kahn (1922-83)  tarafından başlatılmıştır.

Daha sonraları başta Pierre Wack (1922-97) yönetimindeki Royal Dutch Shell şirketi olmak üzere önde gelen küresel firmalar tarafından iş yaşamında  krizlere hazırlık amacı ile benimsenen  senaryo çalışmaları, ‘İçgüdüsel Mantık, Eğilim-Etki Analizi  ve Çapraz Etki Analizi’ gibi yeni  tekniklerin ilavesi ile daha da geliştirilmiştir. Bu yöntemde gelecekte oluşabilecek belirsiz alternatif  çevreler analiz edilebilmekte, seçenekler belirlenebilmekte, kararların alınabilmesi için geleceğin olası bir resmi şekillendirilebilmektedir.

Başka bir deyişle, gelecek senaryosu analitik tahmin yöntemleri ötesinde  iç tutarlılığa sahip bir bakış açısı ile biçimlendirilen bir ‘gelecek fotoğrafıdır.’

Gelecek Senaryoları salt bir tahmin ya da öngörü olmayıp, geleceği ‘doğru’ olarak görmek ve resmetmek iddiası  da taşımazlar. Daha da  ötesi mevcut düşünce paradigmalarına meydan okuyarak ve göz ardı edilebilecek bazı unsurlara dikkat çekmek amacı ile  farklı ve beklenmedik olağan dışı öyküler  ve olgular dizisi ortaya koymayı hedeflerler.

Bu bağlamda etkili senaryo planlama çalışmaları  tüm stratejik yönetim okullarını ve  bakış açılarını kabul etmekte, onlardan yararlanmakta, ama gelecekteki tek bir resmi tanımlamaktan ziyade, pek çok olası durumu  çoklu görünümleri ile  ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Başka bir deyişle, geleneksel ve rasyonel stratejik planlama yöntemlerinin temel bakış açısı olan durgun, dengeli ve doğrusal yönelimli  önceden belirlenmiş temel(jenerik) stratejiler oluşturma çabalarının ötesinde,  akıl dışı  paradigmalarla düşünülmeyenleri  gözönüne getirmeyi ve bunlarla anlamlı ve tutarlı  öyküler kurgulayarak   beklenmedik geleceklerin olasılığı konusunda işletmeleri uyarma görevini üstlenmektedirler.

Hayal ve Öngörü Yaklaşımı

Etkili gelecek senaryoları hayal ve öngörü seçenekleri temelinde  3 tür yaklaşımla hazırlanmaktadır:

Sezgisel Mantık (Intuitive Logic) Yaklaşımı, gelecekle ilgili önemli belirsizliklerin mantıksal bir süreç içinde eğilimler ve veriler ışığı altında, ama bilinen herhangibir analitik yöntemden yararlanmadan, sezgilere dayalı olarak tasarlanmasıdır.  Bu senaryo yöntemi basit, esnek ve yaratıcı olmasına rağmen metedolojik formasyonu bulunmadığından  aşırı sübjektif görülmekte ve eleştirilmektedir.

Kombinasyon Yaklaşımı gelecekle ilgili  tüm belirsizlik kombinasyonlarının  dikkate alındığı ve  içlerinden sadece yüksek düzeyde tutarlılık gösterenlerin  seçildiği senaryo tasarlama yaklaşımıdır.

Morfolojik Yaklaşım, gelecekle ilgili  belirsizlik kombinasyonlarında gerçekleşebilmesi mümkün olamayacak   anomalilerin(normal dışı)  elimine edilerek  senaryoların   hazırlanmasıdır.

Yöntem

Halihazır durumları hayâllerle pekiştirerek  gelecek ile ilgili düşüncelere dönüştürme süreci olarak da tanımlayabileceğimiz gelecek senaryosunda temel amaç, gelecekte nelerin olabileceğini zihinsel işlem ve aşamalarla ortaya koymaktır.

Gelecek senaryosu çalışmalarında aşağıdaki temel unsurların dikkate alınması, sürecin  arzulanan sonuçlara ulaşmasını kolaylaştırmaktadır:

Paradigma, her senaryo çalışmasında üzerinde çalışılacak sorunsalı/durumu genel olarak tanımlayan bakış açısı için kullanılan terimdir.

Temel Eğilimler, halihazır çevrede  politik, sosyokültürel, ekonomik, teknolojik, demografik  alanda gerçekleşen yönelimler ve değişimler  temel eğilim olarak tanımlanır.

Temel Dinamikler, temel eğilimlerin bir araya gelerek oluşturduğu ve incelenen süreci belirli bir noktaya sürükleme gücüne sahip olduğu görülen unsurları açıklamak için kullanılan kavramdır.

Önceden Belirlenmiş Unsurlar, olmuş veya olacağı kesin görülen, ancak sonuçları henüz ortaya çıkmamış olaylardır. Bu unsurların eğilimlerden farkı, çalışmalarda yer verilmelerine rağmen  sonuçları doğrudan etkileyecek bir nedensellik bağına sahip  olmamalarıdır.

Temel Belirsizlikler, senaryoda dikkat çekmeyen  veya sonuçları belli olmayan, ama senaryonun kurulması açısından önemli  olaylardır. Senaryoyu kurgulayanlar  en beklenmedik sonucu üretebilecek belirsiz olayları da ortaya çıkarmak zorundadır. Temel belirsizlikler ‘öngörülebilen/bilinen belirsizlikler’ olabileceği gibi ‘öngörülemeyen/bilinmeyen belirsizlikler’ de olabilir.

Joker’ler(Wild Cards), gelecek senaryolarında gerçekleşme olasılığı  çok düşük, ancak gerçekleştiği  zaman da ortaya çok farklı ve etkili sonuçlar çıkaran, stratejik sürprizlere açık  temel bilinmeyenleri ifade etmek için kullanılmaktadır. 

Senaryo Akışı, gelecekte olabilecekler hakkında paradigmanın belirlenerek  temel eğilimlerin sıralanması ve bunların  hangi dinamikleri oluşturduklarının tespit edilerek ardışık olarak öykülendirilmesi sürecidir.

Aşamalar

Gelecek senaryosu kurgulanırken bilişsel  süreçte; (a) Bildiğimize inandığımız ve bilebileceğimiz bilgiler ile, (b) Belirsiz veya bilinmesi mümkün olmayan durumların,yer aldığı iki farklı zihinsel alan yaratılması uygun olmaktadır.

Bildiğimize inandığımız  şeyler büyük bir çoğunlukla geçmiş ve bugün ile ilgilidir. Ayrıca gelecek ile ilgili olarak da demografik ve teknolojik eğilimler, gelişmeler gibi bazı hususların bilgimiz dahilinde olduğunu  kabul ederiz.

Bilmediğimiz bilgiler ise çoğunlukla gelecekle ilgili, belirleyemediğimiz olası sonuçlardır. 

Süreçte bilinenler ile bilinmeyenlerin  iç tutarlılığa sahip bir şekilde bir araya getirilerek alternatif geleceklerin  aşamalarla oluşturulması esastır.

Aşamalar çeşitli  uzmanlarca basit veya geniş içeriklerle,   farklı yaklaşımlar, bakış açıları ve amaçlara yönelik olarak tanımlanmaktadır.  Bu konuda genel kabul görmüş bir standart bulunmamaktadır. 

Aşağıda alan uzmanlarından Paul J. H. Schoemaker (1949) ve diğer önde gelen çalışmalardaki görüşlerden yola çıkılarak oluşturulmuş bir örnek aşama yer almaktadır.

Doğal olarak  bu aşamalar senaryo planlama çalışmasının amacına göre daha basit ve kapsamlı içeriklerle daraltılarak veya genişletilerek yeniden düzenlenebilir, oluşturulabilir.

Birinci Aşama- Kapsamın Tanımlanması:  Bir gelecek senaryosunun kurulması için öncelikle yapılması gereken şey gelecek senaryosunun konusunun, sorunsalın  ve kapsayacağı zaman diliminin   tespit edilmesidir.  Ayrıca geçmiş olaylar  incelenerek  gelecekteki beklenen değişim  kabaca tahmin edilmelidir. Senaryo çalışmasından  ne bekleniyorsa kapsam buna göre sınırları açıkça belirlenerek  oluşturulmalıdır.

Bu  tanımlama aşamasında  geleceğin resmini belirleme konusunda senaryo tekniğinden daha uygun yöntemler olup olmadığı da  ortaya çıkabilecek ve  gerekirse yöntem değişikliğine gidilebilecektir.

İkinci Aşama-Temel Aktörlerin (Kilit Paydaşlar) Belirlenmesi: Gelecek senaryosunun oluşturulmasının ikinci aşamasında yapılması gereken; temel aktörlerin, kilit paydaşların  belirlenmesidir. Gelecek zaman diliminde senaryosu kurulan konunun temel aktörleri, bu aktörlerin değişik şartlar altında değişik çıkarları, beklentileri  ve  aralarındaki  ilişkilerin nasıl gelişebileceği; her bir aktörün oynayabileceği roller, geçmiş yıllarda rollerin nasıl değiştiği ve değişebileceği bu aşamada incelenecek unsurlardır.

Üçüncü Aşama-Temel Eğilimlerin/Dinamiklerin  Belirlenmesi: Üçüncü aşamada belirlenen zaman dilimi ve kapsam   içinde,  konu veya sorunsalı  etkileyecek olan politik, ekonomik, kültürel, hukuki, teknolojik  ve benzeri diğer temel  eğilimlerin önceki  aşamalarla bağlantılı olarak analizi yapılır. Burada göz önünde tutulması gereken husus, temel eğilimlerin bazılarının alternatif senaryo oluşumlarında  farklı yönlü olması gereğidir. Tüm  temel eğilimler  her yönleri ile benzer olursa farklı senaryo oluşumlarından  bahsetmek mümkün olmaz.

Senaryo çalışmalarında,  farklı anlama sahip kavramlar olsalar da,  temel eğilimler ile dinamiklerin,  genellikle  tek bir aşamada ele alınarak analizi tercih edilmektedir. Ancak bu iki unsurun  tercihe bağlı olarak farklı aşamalarla ayrı ayrı belirlenebileceği hususunu da ifade etmek isteriz.

Dördüncü Aşama-Temel Belirsizliklerin Belirlenmesi: Bu aşamada belirlenmesi gereken;   zaman dilimi ve kapsam dahilinde üzerinde çalışılan konuyu veya sorunsalı  etkileyecek temel belirsizliklerin neler olduğu ve hangi sonuçlarda nasıl bir  etki yaratacaklarının  ortaya konulmasıdır . Öngörülemeyen en belirsiz unsurları içeren politik, yasal, sosyokültürel, ekonomik,  sektörel güçlerin incelenmesi en çalkantılı alanları ortaya çıkaracaktır. Ayrıca öngörülemeyen belirsizliklerin, öngörülebilen/bilinen belirsizlikler ile arasındaki etkileşimler  de  dikkatle incelenmelidir.

Beşinci  Aşama- Gelecek Senaryolarının Genel Çerçevesinin Oluşturulması: Temel eğilimlerin, temel dinamiklerin ve temel belirsizliklerin ortaya çıkması ile birlikte gelecek senaryolarının genel çerçeveleri oluşturulur, ve olumlu ve olumsuz senaryolar olarak  kurgulanabilir. Örneğin tüm olumlu öğeler bir senaryoda, tüm olumsuz öğeler başka bir senaryoda kurgulanarak geleceğin aşırı/farklı uç’taki  ortamları  şekillendirilebilir. Bir başka seçenek, en önemli iki  veya daha fazla belirsizliğin  seçilerek gelecek senaryolarının bu belirsizlikler üzerine kurulmasıdır. 

Altıncı Aşama-Senaryonun İç Tutarlılığının ve Akla Yatkınlığının Kontrol Edilmesi: Bilimsel verilere dayalı  bir gelecek resmini,  gelecek senaryosu içinde ele almak ve kurgulamak ancak  süreç aşamalarındaki  gelişmelerin iç tutarlılığı ve akla yatkınlığının sürekli olarak denetlenmesi ile mümkündür.

Bir senaryonun iç tutarlılığı basit ve kapsamlı yöntemlerle test edilebilir. Örneğin  basit yöntemde  üç ölçüt yardımı ile  iç tutarlılık ortaya çıkabilir; (a) İlk tutarlılık ölçütü seçilen eğilimlerin zaman dilimi itibarı ile  diğer eğilimler ile uyumunun olup olmadığıdır. Uyumun söz konusu olmadığı durumlarda bu tür  eğilimlerin senaryodan çıkarılması gerekir. (b) İç tutarlılık için ikinci göz önünde tutulması gereken husus,  birarada bulunması mümkün olmayan unsurların belirlenmesi ve  birisinin senaryodan çıkarılmasıdır. (c) Üçüncü iç tutarlılık ölçütü ise temel aktörlerin doğru konumlandırılıp konumlandırılmadığı ile ilgilidir.

Yedinci Aşama-Öğrenme Senaryosu Geliştirilmesi: Gelecek senaryoları kurgulanıp, iç tutarlılık ve akla yatkınlığı test edildikten sonra, geliştirilme ve  zenginleştirilme aşamasına geçilir. Bu bağlamda çeşitli alternatifler arasında geleceği daha bilinçli kurgulamak için  öğrenme senaryoları geliştirilir. Aşamada önemli olan   stratejik öneme sahip konuların muhtemel sonuçları  ve eğilimleri ile  geliştirilmiş senaryolar olarak kurgulanmasıdır.  Çalışma sürecinde  alternatif  senaryolara içeriklerini  özetleyebilen  akılda kalıcı  çarpıcı bir isim  de verilebilir.

Sekizinci Aşama-Araştırılacak Hususların Belirlenmesi: Bu aşamada yapılması gereken  çerçevesi oluşmuş ve olgunlaşmış bir  senaryonun aktörlerinin mümkün ise geçmişteki davranışlarından yola çıkılarak, olası davranış biçimleri üzerinde düşünmek, tartışmak ve  araştırmaktır. Önerilen araştırmalar yapıldıktan sonra kurgulanan senaryoların iç tutarlılık ve akla yatkınlığı tekrar gözden geçirilmelidir.

Dokuzuncu Aşama- Sayısal Modellerin Geliştirilmesi: Bu son aşama gelecek senaryolarının  sayısal modellere dayalı  olarak incelendiği bir aşamadır. Kurgulanmış gelecek senaryoların sayısal modellerle incelenmesi  mümkün olabilirse bu takdirde  sistematik açılımlarla “…şu olur ise, bu sonuç çıkar…” şeklinde yargılarla  iç tutarlılık ve akla yatkınlık daha da pekiştirilebilir.

Yukarıda örnek olarak oluşturulan dokuz aşama daha basit ve kapsamlı içeriklerle daraltılarak veya genişletilerek  farklı sayıda aşamalarla gelecek senaryosu yazım süreci  gerçekleştirilebilir.

Gelecek senaryosu yazım süreci  aşamaları bireysel ve/veya grup çalışmaları ile yürütülmektedir.  Beyin Fırtınası, Gordon Tekniği, Nominal Grup Tekniği, Delphi tekniği ve benzeri grup çalışmalarında  hiçbir kısıtlama ve sınırlama olmadan  ortaya atılan olumlu/olumsuz fikir ve görüşler tartışılarak çıktı/sonuçlar belirlenmektedir.

………………………………………………….

Bir konuyu vurgulayarak bitirmek isterim…

Gelecek senaryosu farklı öngörü ve vizyonlara  dayalı hayal ürünü çalışma olsa da, gelecekte ne’ler olabileceğini öngörebilme  konusunda    duyu aldatmacası, veya  yazı tura örneği  ‘kör tahmin’  ile kolay çözümler önerme amacına yönelik  bir uygulama  değildir…

…Gelecekteki yüksek belirsizlik ortamlarında, bilinmeyenleri tahmin etme ve öğrenmeye çalışma maksatlı,  bilimsel temelli yargısal sistematik içinde farklı alternatifler sunarak gerçekleştirilen sözel bir öyküleme yöntemidir; ama hiçbir zaman ‘doğru’ ları göstermek iddiası da taşımaz…

Küresel yaşamımızda değişim ve belirsizliklerin çok daha artacağı bir dönemde çalışmalarını bilim rehberliğinde yürütecek genç meslektaşlarıma kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

……………………………………………..

NOT: Konuya ilgi duyan meslektaşlarımız için aşağıdaki videoda alan uzmanlarından Paul J. H. Schoemaker’ın  ‘Senaryo Planlaması’ile ilgili açıklamaları bulunmaktadır.

İngilizce videoda Türkçe altyazı tercihi için; cc-ayarlar(çark)-subtitles-autotranslate-Turkish

Bu içeriği paylaşmak istermisiniz?

Facebook
Twitter
LinkedIn

Bu içeriği yorum yazmak istermisiniz?